ofsayt ama gol: açılımlar
Vasıf Kortun: 1980lerde Türkiye ile sınırın ötesi arasında çok belirgin bir mesafe vardı. Güncel sanatçılar yılda bir grup sergisiyle yetinirken, ikinci sınıf resim ticaretinin hüküm sürdüğü agresif taşra piyasasına karşı mesafelerini korumuşlardı. Öncü Türk Sanatı sergileriyle süren bu duruş, dönemdeki parçalanmalardan da görüleceği gibi yalıtılmışlığın getirdiği marazi tartışmalara boğulmuştu. Öncü Türk Sanatı sergilerinin, ABCD’ye doğru [...]
ofsayt ama gol: göç
Vasıf Kortun: Göç, yersizleşme ve aidiyet Türkiye güncel sanatının kurcaladığı temel konulardan oldu sanırım. Bu ilgiyi hazırlayan şey Türkiye’nin son elli yılda çok ciddi boyutlarda iç ve dış, maddi ve manevi göç olguları içinde evrilmiş olması, toplumsal kimliklerin bu hareketlilik içinde biçimlenmesiydi. 50lerle birlikte hızlanan, Türkiye kırsalından kente göç olgusu; 1989 sonrası Doğu Avrupa ve [...]
ofsayt ama gol: siyaset
Vasıf Kortun: 2000 yılında ICAP, İstanbul Güncel Sanat Müzesi’nde “Birdenbire Türkler 2” diye bir sergi yaptın (1). Bu sergide, yanlış hatırlamıyorsam, 1980 askeri darbesiyle hapse girmiş olan sanatçı Orhan Taylan’ın, darbeden bir gün önce çekilen, üzerinde çalıştığı büyükçe tuvalin gölgesinde öğleden sonra uykusundaki fotoğrafını hatırlıyorum. [Orhan Taylan] Sosyalist bir sanat örgütünün düzenlediği sergi sırasında [...]
ofsayt ama gol: mekan
Erden Kosova: Toplumsal cinsiyet sorunsalının sanatsal üretimler üzerindeki en ilginç yansımaları toplumsal mekânın kullanılması konusunda beliriyor. Aklıma özellikle Aydan Murtezaoğlu’nun kamusal alanın eril bir tahakküm altında tutulmasına ve kadın ile çocuğunun ya da ailenin bütününün kamusal üzerinde ayrılmış özel ‘enklav’lara sıkıştırılmasına baktığı işler geliyor aklıma. Bu tür bir kapanmayı görselleştirmek muhafazakârlığı yeniden mi üretiyor? Aydan’ın [...]
ofsayt ama gol: giriş
Yılda bir kez çıkan Jahresring kitap dizisinin daveti üzerine, Türkiye’deki güncel sanat ortamı üzerine yazışmalardan oluşan kitabımız 2005 yılında Almanca olarak yayınlandı. Dizinin editörü Brigitte Oetker, yayımcısı ise Walther König’di.
Bu kitabın, çeviriye yollanmış olan Türkçe metinlerini şekle sokup kitap olarak basmak yerine, orijinal halleriyle bu blogda sunmaya karar verdik. 2004′den beri yeniden yorumlanmamış ve redaksiyon [...]